Biyolojik Lifting Aşısı

Biyolojik Lifting Aşısı

Biyolojik lifting aşısı, cildin sıkılığını artırmak, elastikiyetini yeniden kazandırmak ve yaşlanma belirtilerini azaltmak amacıyla uygulanan minimal invaziv bir cilt gençleştirme yöntemidir. Doç. Dr. Tuğba Falay Gür, biyolojik lifting aşısı uygulamasının nasıl yapıldığını, içerdiği aktif bileşenlerin cilt üzerindeki etkilerini ve tedavi sürecine dair detayları aktararak, hastaların daha canlı, gergin ve genç bir cilt görünümüne kavuşmalarına yardımcı olmaktadır.

Biyolojik Lifting Aşısı Nedir?

Biyolojik lifting aşısı, ciltteki sarkma, elastikiyet kaybı ve yaşlanma belirtilerini azaltmak amacıyla geliştirilen, hücresel yenilenmeyi destekleyen biyolojik içerikli bir gençleştirme uygulamasıdır. Bu tedavi, amino asitler, peptitler, hyaluronik asit, vitaminler ve büyüme faktörleri gibi doğal içeriklerin enjeksiyon yoluyla cilt altına verilmesini sağlar. Cerrahi işlem gerektirmeden uygulanan bu yöntem, yüz, boyun, dekolte gibi yaşlanmanın en çok görüldüğü bölgelerde sıkılığın ve canlılığın yeniden kazandırılmasına yardımcı olur.

Biyolojik lifting aşısı, cilt altı dokuların biyolojik olarak uyarılmasını ve kolajen üretiminin artırılmasını hedefler. Bu sayede cilt daha gergin, parlak ve genç bir görünüm kazanır. Özellikle ince çizgiler, matlık, nem kaybı ve hafif sarkmalarda etkili olan bu yöntem, doğal ve dengeli sonuçlar sunar. Biyolojik lifting aşısı, invaziv olmayan ama güçlü bir anti-aging çözüm arayanlar için ideal bir tercihtir.

Biyolojik Lifting Aşısı Nasıl Etki Eder?

Biyolojik lifting aşısının etki mekanizması, cildin kendi yenilenme sürecini harekete geçirmeye dayanır. Enjekte edilen bileşenler, fibroblastları ve diğer cilt hücrelerini uyararak kolajen, elastin ve hyaluronik asit üretimini artırır. Bu da zamanla ciltte sıkılaşma, kalınlaşma ve dolgunluk sağlar. Aynı zamanda cilt dokusundaki su tutma kapasitesi artar ve cilt daha nemli, pürüzsüz bir yapıya kavuşur.

İçeriğinde bulunan vitaminler ve antioksidanlar, cilt hücrelerini çevresel zararlardan koruyarak yaşlanmayı yavaşlatır. Bu süreçte cilt tonunda eşitlenme, gözeneklerde küçülme ve genel bir cilt kalitesi artışı gözlemlenir. Biyolojik lifting aşısı, etkilerini ilk haftalardan itibaren göstermeye başlasa da, maksimum sonuçlar genellikle birkaç hafta içinde ortaya çıkar.

Biyolojik Lifting Aşısı Nasıl Uygulanır?

Biyolojik lifting aşısı, lokal anestezik kremle cilt yüzeyi uyuşturulduktan sonra mikro iğneler yardımıyla cilt altına enjeksiyon şeklinde uygulanır. İşlem öncesinde uygulama yapılacak bölge antiseptik solüsyonlarla temizlenir. Seans süresi genellikle 20-30 dakika arasında değişir ve uygulama sonrası hasta günlük hayatına hemen dönebilir.

Tedavi genellikle 3-4 seans halinde ve 2-3 hafta aralıklarla yapılır. Cilt yapısına ve yaşlanma seviyesine göre seans sayısı kişiye özel planlanabilir. İşlem sonrası hafif kızarıklık, ödem ya da iğne yerlerinde hassasiyet görülebilir; bu etkiler birkaç saat içinde kendiliğinden geçer. Biyolojik lifting aşısı, konforlu, hızlı iyileşen ve doğal görünümlü sonuçlar sunan bir tedavi seçeneğidir.

Biyolojik Lifting Aşısı Kimler İçin Uygundur?

Biyolojik lifting aşısı, yaşlanma belirtileriyle mücadele etmek, cilt kalitesini artırmak ve cerrahi olmayan bir gençleşme yöntemi arayan bireyler için uygundur. Bu tedaviden en çok fayda sağlayabilecek kişiler aşağıda sıralanmıştır:

  • 30 yaş ve üzeri cilt yaşlanması başlayan bireyler

  • Cildinde sarkma, elastikiyet kaybı veya matlık yaşayanlar

  • Kolajen üretimi azalmış, hacim kaybı oluşan kişiler

  • İnce çizgi ve kırışıklıklarından doğal yöntemlerle kurtulmak isteyenler

  • Cerrahi müdahale düşünmeyen ama gençleşmek isteyen kişiler

  • Cilt tonunu eşitlemek ve gözenek görünümünü azaltmak isteyenler

  • Sigara, stres, güneş gibi dış etkenlerle cildi yıpranmış bireyler

Bu tedavi hem kadın hem erkekler için uygundur ve genellikle sağlıklı, aktif bireylerde etkili sonuçlar verir.

Biyolojik Lifting Aşısı Hangi Bölgelere Uygulanır?

Biyolojik lifting aşısı, yüz ve vücut üzerinde yaşlanma belirtilerinin görüldüğü pek çok alana uygulanabilir. Uygulama yapılabilen başlıca bölgeler şunlardır:

  • Yüz bölgesi: Alın, yanaklar, nazolabial bölge, göz çevresi

  • Gıdı: Çene altı sarkmalarının toparlanmasında

  • Boyun: Ciltteki gevşeme ve kırışıklıkların giderilmesinde

  • Dekolte: Cilt dokusunun canlandırılmasında

  • El üstleri: Yaşla birlikte oluşan hacim kaybının düzeltilmesinde

  • Diz üstü ve kol içleri: Hafif sarkmaların toparlanmasında

Uygulama bölgesine göre seans sayısı ve içerik formülasyonu kişiselleştirilir.

Biyolojik Lifting Aşısının Faydaları Nelerdir?

Biyolojik lifting aşısı, hem cilt kalitesini artırmaya yönelik genel iyileşme sağlar hem de yaşlanmaya karşı etkili bir savunma oluşturur. İşte bu tedavinin öne çıkan faydaları:

  • Kolajen ve elastin üretimini artırır.

  • Ciltte sıkılaşma ve lifting etkisi sağlar.

  • İnce çizgi ve kırışıklıkları azaltır.

  • Cilt tonunu eşitler, parlaklık kazandırır.

  • Cildin nem tutma kapasitesini artırır.

  • Gözenekleri sıkılaştırır, pürüzsüzlük sağlar.

  • Mat ve yorgun görünümü ortadan kaldırır.

  • Doğal ve genç bir görünüm kazandırır.

  • Cerrahi işlem gerektirmeden etkili sonuçlar verir.

Bu etkiler, düzenli seanslar ve doğru cilt bakımı ile uzun süre korunabilir.

Biyolojik Lifting Aşısı Kaç Seans Yapılır?

Biyolojik lifting aşısı, cildin ihtiyacına göre ortalama 3 ila 4 seans arasında uygulanır. Seanslar genellikle 2 ila 3 hafta aralıklarla planlanır. Bu süreç, ciltteki biyolojik yenilenmenin aktif hale gelmesine ve etkilerin kalıcı olmasına yardımcı olur.

Bazı bireylerde ilk seanstan itibaren fark edilebilir bir canlılık görülse de, ideal sonuçlar genellikle 2. seanstan sonra belirginleşir. Yılda bir kez yapılan destek seanslarıyla, elde edilen cilt kalitesi uzun süre korunabilir.

Biyolojik Lifting Aşısı Hangi Bölgelere Uygulanır?

Biyolojik lifting aşısı, yüz ve vücut üzerinde yaşlanma belirtilerinin görüldüğü pek çok alana uygulanabilir. Uygulama yapılabilen başlıca bölgeler şunlardır:

  • Yüz bölgesi: Alın, yanaklar, nazolabial bölge, göz çevresi

  • Gıdı: Çene altı sarkmalarının toparlanmasında

  • Boyun: Ciltteki gevşeme ve kırışıklıkların giderilmesinde

  • Dekolte: Cilt dokusunun canlandırılmasında

  • El üstleri: Yaşla birlikte oluşan hacim kaybının düzeltilmesinde

  • Diz üstü ve kol içleri: Hafif sarkmaların toparlanmasında

Uygulama bölgesine göre seans sayısı ve içerik formülasyonu kişiselleştirilir.

Biyolojik Lifting Aşısının Faydaları Nelerdir?

Biyolojik lifting aşısı, hem cilt kalitesini artırmaya yönelik genel iyileşme sağlar hem de yaşlanmaya karşı etkili bir savunma oluşturur. İşte bu tedavinin öne çıkan faydaları:

  • Kolajen ve elastin üretimini artırır.

  • Ciltte sıkılaşma ve lifting etkisi sağlar.

  • İnce çizgi ve kırışıklıkları azaltır.

  • Cilt tonunu eşitler, parlaklık kazandırır.

  • Cildin nem tutma kapasitesini artırır.

  • Gözenekleri sıkılaştırır, pürüzsüzlük sağlar.

  • Mat ve yorgun görünümü ortadan kaldırır.

  • Doğal ve genç bir görünüm kazandırır.

  • Cerrahi işlem gerektirmeden etkili sonuçlar verir.

Bu etkiler, düzenli seanslar ve doğru cilt bakımı ile uzun süre korunabilir.

Biyolojik Lifting Aşısı Kaç Seans Yapılır?

Biyolojik lifting aşısı, cildin ihtiyacına göre ortalama 3 ila 4 seans arasında uygulanır. Seanslar genellikle 2 ila 3 hafta aralıklarla planlanır. Bu süreç, ciltteki biyolojik yenilenmenin aktif hale gelmesine ve etkilerin kalıcı olmasına yardımcı olur.

Bazı bireylerde ilk seanstan itibaren fark edilebilir bir canlılık görülse de, ideal sonuçlar genellikle 2. seanstan sonra belirginleşir. Yılda bir kez yapılan destek seanslarıyla, elde edilen cilt kalitesi uzun süre korunabilir.

Biyolojik Lifting Aşısı Sonrası Ciltte Ne Gibi Değişimler Olur?

Biyolojik lifting aşısı sonrası ciltte zamanla gözle görülür iyileşmeler meydana gelir. Bu değişimler, hücre yenilenmesi ve kolajen üretiminin tetiklenmesiyle ortaya çıkar. İşte uygulama sonrası beklenen başlıca cilt değişimleri:

  • Ciltte belirgin sıkılaşma ve toparlanma hissi

  • İnce çizgilerde ve kırışıklıklarda azalma

  • Cilt tonunda eşitlenme ve renk açılması

  • Gözenek görünümünde küçülme

  • Daha nemli, dolgun ve sağlıklı cilt dokusu

  • Yorgun ve solgun görünümün yerini canlı bir ifade alması

  • Cilt elastikiyetinin artması

  • Genel olarak gençleşmiş ve ışıltılı bir cilt görünümü

Bu etkiler doğal yollarla ve zaman içinde geliştiği için sonuçlar dengeli ve uzun süreli olur.

Biyolojik Lifting Aşısı Ne Zaman Etki Gösterir?

Biyolojik lifting aşısı, etkilerini genellikle ilk 7 ila 10 gün içinde göstermeye başlar. Ancak tedavinin tam etkisi, kolajen üretiminin aktifleşmesine bağlı olarak 2. veya 3. haftadan sonra belirginleşir. Her seansla birlikte ciltteki iyileşme katlanarak artar ve tedavi tamamlandığında cilt yapısında uzun vadeli bir dönüşüm gözlemlenir.

Bazı bireylerde hızlı yanıt alınsa da kalıcı lifting etkisi genellikle tüm seanslar tamamlandıktan sonra, yani 1 ila 2 ay içinde tam anlamıyla ortaya çıkar.

Biyolojik Lifting Aşısı PRP ile Aynı mı?

Hayır, biyolojik lifting aşısı ile PRP (Platelet Rich Plasma) farklı uygulamalardır. Her ikisi de cilt gençleştirme amacı taşır; ancak içerikleri ve etki mekanizmaları birbirinden ayrıdır:

  • PRP, kişinin kendi kanından elde edilen trombositten zengin plazmanın cilde enjekte edilmesidir. Hücre yenilenmesini destekler.

  • Biyolojik lifting aşısı, özel olarak formüle edilmiş amino asitler, peptitler, hyaluronik asit ve büyüme faktörleri içerir. Hücre içi metabolizmayı aktif hale getirir.

PRP daha çok canlandırma ve cilt tonu eşitleme amacı taşırken, biyolojik lifting aşısı daha yoğun bir sıkılaşma, dolgunluk ve elastikiyet artışı sağlar. Etki süresi ve kalıcılığı açısından da biyolojik lifting daha uzun vadeli sonuçlar sunar.

Biyolojik Lifting Aşısı Fiyatları 2026

Biyolojik lifting aşısı fiyatları 2026, uygulamanın yapıldığı kliniğe, kullanılan ürünün içeriğine ve seans sayısına göre değişkenlik göstermektedir. Yüksek biyolojik içerikli ürünler, standart mezoterapi veya PRP uygulamalarına göre daha maliyetli olabilir. Ayrıca tedavinin uygulanacağı bölge sayısı da toplam ücreti etkileyen faktörler arasındadır.

Kişiye özel bir tedavi planı oluşturulduğu için fiyatlandırma da bu plana göre belirlenir. Uygulama alanının genişliği, kişinin ihtiyaç duyduğu seans sayısı ve doktorun uzmanlık düzeyi de fiyatı etkileyen unsurlardır. Biyolojik lifting aşısı fiyatları için hemen bize ulaşın.

Randevu ve İletişim

Biyolojik lifting aşısı hakkında daha fazla bilgi almak, cilt gençleştirme seçeneklerini değerlendirmek ve kişiye özel tedavi planı oluşturmak için iletişim bilgilerimizden bize ulaşabilirsiniz. Daha sıkı, canlı ve genç bir cilt görünümüne kavuşmak için Doç. Dr. Tuğba Falay Gür’ün uzmanlığından faydalanın. Profesyonel ve güvenilir bir uygulama süreciyle cildinizi yeniden keşfedin.

Sık Sorulan Sorular

Biyolojik lifting aşısı ne kadar kalıcıdır?

Biyolojik lifting aşısı, etkilerini genellikle 12 ila 18 ay boyunca koruyabilir. Bu sürenin uzunluğu kişinin cilt yapısına, yaşına, yaşam tarzına ve güneşten korunma alışkanlıklarına göre değişir. Etkilerin devamı için yılda bir kez destek seansı yapılması önerilir. Kalıcılığı yüksek olmasına rağmen, yaşlanma süreci doğal olarak devam ettiği için düzenli bakım önemlidir.

Kolajen aşısı ile aynı şey mi?

Hayır, biyolojik lifting aşısı ve kolajen aşısı aynı değildir. Kolajen aşısı genellikle doğrudan kolajen takviyesi içerirken, biyolojik lifting aşısı; amino asitler, hyaluronik asit, peptitler ve büyüme faktörleri ile fibroblastları uyararak vücudun kendi kolajenini üretmesini teşvik eder. Bu nedenle etkisi daha uzun süreli ve doğal mekanizmaya dayanır.

Lifting aşısı ağrılı mıdır?

Biyolojik lifting aşısı, mikro iğnelerle uygulandığı için genellikle hafif bir batma hissi yaratabilir. İşlem öncesi anestezik krem uygulanarak bu his minimuma indirilir. Hassas cilt yapısına sahip kişilerde geçici kızarıklık ya da iğne yerlerinde hassasiyet olabilir, ancak bu durum birkaç saat içinde kaybolur. Genel olarak işlem konforlu ve tolere edilebilir düzeydedir.

Bu işlem cildi gerçekten gençleştirir mi?

Evet, biyolojik lifting aşısı cilt gençleştirme konusunda etkili bir tedavidir. İçerdiği aktif bileşenler sayesinde ciltte kolajen ve elastin üretimi artar, cilt sıkılaşır, nem seviyesi yükselir ve cilt tonu eşitlenir. Bu süreç sonucunda cilt daha pürüzsüz, dolgun ve canlı bir görünüme kavuşur. Tedavi düzenli seanslarla tamamlandığında doğal bir anti-aging etkisi sağlar.

Lifting aşısı sonrası morluk olur mu?

Lifting aşısı sonrası nadiren morluk görülebilir. Özellikle hassas ciltlerde veya damar yapısına yakın bölgelerde uygulandığında küçük morluklar oluşabilir. Ancak bu etkiler geçicidir ve genellikle birkaç gün içinde kendiliğinden geçer. Soğuk kompres ve doktorun önerdiği topikal kremlerle iyileşme süreci hızlandırılabilir.

Biyolojik lifting aşısı kaç yaş için uygundur?

Biyolojik lifting aşısı, genellikle 30 yaş ve üzeri bireyler için uygundur. Bu yaş grubunda kolajen üretimi azalmaya başladığı için tedavi, cildin yenilenme kapasitesini destekler. Ancak cilt yaşlanması kişiden kişiye değiştiği için, genç yaşta da erken yaşlanma belirtileri gösteren bireylerde tedavi planlanabilir. 65 yaşa kadar etkili sonuçlar alınabilir.

Hangi mevsimde yapılması önerilir?

Biyolojik lifting aşısı yılın her döneminde yapılabilir. Ancak işlem sonrası cilt daha hassas hale geleceği için güneş ışığına yoğun maruz kalınmayan mevsimler, yani ilkbahar ve sonbahar ayları, tercih edilebilir. Yaz aylarında yapılacaksa yüksek SPF içeren güneş koruyucular mutlaka kullanılmalıdır.

Aşı sonrası makyaj yapılabilir mi?

Biyolojik lifting aşısı sonrası ilk 24 saat makyaj yapılması önerilmez. Bu süre, cildin kendini toparlaması ve iğne giriş noktalarının iyileşmesi için gereklidir. 1 gün sonra, ciltte hassasiyet yoksa hafif makyaj yapılabilir. Ancak işlem sonrası 1-2 gün boyunca cilde kimyasal içerikli veya yoğun kapatıcı ürünler uygulamaktan kaçınılmalıdır.