Dolgu uygulaması, cildin belirli bölgelerinde hacim kazandırmak, kırışıklıkları ve çizgileri azaltmak, yüz hatlarını belirginleştirmek ve genel olarak gençleşmiş bir görünüm elde etmek amacıyla kullanılan minimal invaziv bir estetik tedavi yöntemidir. Doç. Dr. Tuğba Falay Gür, dolgu uygulaması nasıl gerçekleşir, faydaları ve tedavi sürecini detaylı bir şekilde anlatarak, hastaların daha dolgun, genç ve estetik bir görünüme sahip olmalarına yardımcı olmaktadır.
Dolgu Uygulaması Nedir?
Dolgu uygulaması, ciltte zamanla meydana gelen hacim kaybı, kırışıklık ve sarkmaların giderilmesi amacıyla uygulanan, estetik ve medikal bir prosedürdür. Yaşlanmayla birlikte özellikle yüz bölgesinde kolajen ve elastin üretiminin azalması, ciltte incelme ve boşluklara neden olur. Dolgu maddeleri, bu boşlukları doldurmak, yüz hatlarını belirginleştirmek ve daha genç, dinamik bir görünüm elde etmek için kullanılır. En sık uygulanan bölgeler; yanaklar, dudaklar, nazolabial çizgiler (burun-dudak arası), çene ucu ve göz altı çukurlarıdır.
Dolgu işlemleri genellikle hiyalüronik asit bazlı ürünlerle gerçekleştirilir. Hiyalüronik asit, vücutta doğal olarak bulunan, nem tutma kapasitesi yüksek bir maddedir. Bu nedenle dolgu uygulamaları sadece hacim kazandırmakla kalmaz, aynı zamanda cildin nem dengesini de destekleyerek daha sağlıklı bir görünüm sağlar. İşlem cerrahi müdahale gerektirmeyen, minimal invaziv bir yöntem olduğundan iyileşme süreci kısadır ve günlük yaşama dönüş hızlı olur.
Dolgu Uygulaması Nasıl Yapılır?
Dolgu uygulaması öncesinde işlem yapılacak bölge değerlendirilir ve kişinin ihtiyaçlarına göre bir planlama yapılır. Uygulama sırasında genellikle cilt temizlenir ve bölgeye lokal anestezik krem sürülerek hasta konforu artırılır. Ardından ince uçlu iğne ya da kanül yardımıyla dolgu maddesi, cilt altına enjekte edilir. Uygulamanın süresi yapılacak alana göre değişmekle birlikte, çoğunlukla 15–30 dakika arasında tamamlanır.
İşlem sonrasında hafif kızarıklık, şişlik veya morarma görülebilir; bu etkiler genellikle birkaç gün içinde kendiliğinden geçer. Uygulama sonrası kişi günlük hayatına hemen dönebilir. Dolgu etkisi genellikle işlemden hemen sonra fark edilir, ancak nihai sonuçlar birkaç gün içinde netleşir. Dolgunun kalıcılığı kullanılan ürün tipine ve kişinin metabolizmasına bağlı olarak değişkenlik gösterebilir.
Dolgu Uygulaması Ne İşe Yarar?
Dolgu uygulamaları, yaşlanma belirtilerini azaltmak ve yüz hatlarını daha dengeli hale getirmek amacıyla yapılır. En yaygın kullanım alanları arasında kırışıklıkların doldurulması, yanakların hacimlendirilmesi, çene ve çene hattının belirginleştirilmesi, dudakların dolgunlaştırılması ve göz altı morluklarının giderilmesi yer alır. Aynı zamanda yüzün genel ifadesini daha genç ve dinamik hale getirmek için de tercih edilir.
Estetik amaçların yanı sıra bazı medikal durumlarda da dolgu uygulamalarına başvurulabilir. Örneğin travma ya da cerrahi sonrası oluşan doku kayıplarında, skar dokularının görünümünü iyileştirmede veya doğumsal asimetri gibi durumlarda destekleyici bir yöntem olarak kullanılabilir. Doğru bölgelere ve uygun miktarlarda uygulandığında, dolgu işlemleri doğal görünümlü, harmonik ve estetik bir sonuç sağlar.
Dolgu Çeşitleri Nelerdir?
Dolgu maddeleri içeriklerine ve kullanım amaçlarına göre farklı türlere ayrılır. En yaygın kullanılan dolgu türü hiyalüronik asit dolgularıdır. Bu maddeler su tutucu özellikleri sayesinde cilde hem hacim kazandırır hem de nem desteği sağlar. Genellikle en güvenli ve en yaygın tercih edilen dolgu çeşididir, etkileri geçicidir ve vücut tarafından zamanla emilir.
Bir diğer dolgu türü ise kalsiyum hidroksilapatit bazlı dolgulardır. Bu dolgular daha derin kırışıklıkların tedavisinde veya yüz konturlarının belirginleştirilmesinde tercih edilir. Polikaprolakton ve polilaktik asit gibi biyo-uyumlu dolgular da uzun süreli etki sağlamak için kullanılabilir. Kalıcı dolgu maddeleri ise günümüzde nadiren tercih edilir; çünkü uzun vadede komplikasyon riskleri daha yüksek olabilir. Dolgu türü seçimi, uygulama bölgesine, kişinin cilt yapısına ve beklentilerine göre hekim tarafından belirlenmelidir.
Hangi Bölgelere Dolgu Yapılır?
Dolgu uygulamaları, yüzün farklı bölgelerinde yaşlanma belirtilerini gidermek, hacim kazandırmak veya yüz hatlarını şekillendirmek için tercih edilir. İşte dolgu uygulamasının yapıldığı başlıca bölgeler:
- Yanaklar: hacim kaybını gidermek ve yüzü yukarı taşımak için
- Dudaklar: dolgunluk kazandırmak ve kontur belirginleştirmek için
- Nazolabial çizgiler (burun-dudak arası): derin kırışıklıkları azaltmak için
- Marionette çizgileri (ağız köşesinden aşağı inen çizgiler): üzgün yüz ifadesini düzeltmek için
- Göz altı: çöküklük ve morluk görünümünü azaltmak için
- Çene ucu: yüz profiline denge kazandırmak için
- Çene hattı (jawline): belirgin bir çene hattı için
- Alın ve şakaklar: hacim kayıplarını gidermek için
- Burun: cerrahisiz burun düzeltmeleri için (non-surgical rhinoplasty)
Dolgu Kimler İçin Uygundur?
Dolgu uygulamaları genel sağlık durumu iyi olan ve estetik kaygıları olan kişiler için uygundur. Aşağıdaki durumlar, dolgu tedavisine uygun bireyleri tanımlar:
- 18 yaşından büyük bireyler
- Yüz hatlarında hacim kaybı, kırışıklık veya sarkma yaşayanlar
- Daha belirgin dudak, çene veya yanak konturu isteyenler
- Cerrahi müdahale istemeyen, hızlı ve etkili çözüm arayanlar
- Hiyalüronik asit veya kullanılan dolgu maddelerine karşı alerjisi olmayanlar
- Emzirme veya hamilelik döneminde olmayanlar
- Genel sağlık durumu iyi olanlar
Kimler İçin Uygun Değildir?
Dolgu işlemi bazı bireyler için uygun olmayabilir. Uygulama öncesinde mutlaka uzman değerlendirmesi gerekir. İşte dolgu yaptırması önerilmeyen gruplar:
- Hamileler ve emziren anneler
- Otoimmün hastalığı olan bireyler (aktif dönemlerde)
- Alerjik reaksiyon geçmişi olanlar (özellikle dolgu içeriğine karşı)
- Uygulama bölgesinde aktif enfeksiyon, uçuk veya iltihap bulunan kişiler
- Kanama bozukluğu veya antikoagülan tedavi altında olanlar
- Son altı ay içinde Roaccutane (izotretinoin) kullananlar
- İyileşme sürecini olumsuz etkileyebilecek sistemik hastalığı olanlar
Dolgu Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler
Dolgu uygulamasının etkili ve güvenli sonuçlar vermesi için sonrasında bazı noktalara dikkat edilmelidir. Uygulama sonrası öneriler şunlardır:
- İşlem yapılan bölgeye ilk 24 saat boyunca dokunulmamalı, masaj yapılmamalıdır
- Aynı gün makyaj yapılmamalı, cilt temiz tutulmalıdır
- İlk 48 saat alkol, sigara, sauna, hamam ve ağır egzersizden kaçınılmalıdır
- Yüz üstü yatmak yerine sırt üstü yatış tercih edilmelidir
- Şişlik veya morluk oluşursa soğuk kompres uygulanabilir (direkt buz değil)
- Güneşten korunmalı, yüksek SPF içeren güneş kremi kullanılmalıdır
- Cilt tahriş edici ürünlerden (peeling, asit içeren kremler vb.) birkaç gün uzak durulmalıdır
- Doktorun önerdiği takip süresi içinde kontrole gidilmelidir
Dolgu Ne Zaman Oturur?
Dolgu işlemi yapıldıktan sonra ilk sonuçlar hemen görülse de, gerçek ve oturmuş sonuçların gözlemlenmesi birkaç gün alabilir. İlk 24–72 saat içinde hafif şişlik ve ödem olabilir, bu durum dolgunun etkisini geçici olarak olduğundan daha fazla gösterebilir. Bu ödem azaldıkça dolgu maddesi yerine oturur ve yüz doğal formunu almaya başlar.
Genellikle dolgunun tamamen oturması ve gerçek görünümün ortaya çıkması 5 ila 10 gün sürer. Bazı durumlarda bu süre 2 haftaya kadar uzayabilir. Bu süreç sonunda gerek görülürse doktorunuz rötuş yapabilir. Özellikle hiyalüronik asit dolgularında, oturmuş sonuçların değerlendirilmesi için 10-14 gün beklemek en doğrusudur.
Dolgu Kalıcı mı?
Dolgu uygulamaları genellikle kalıcı değildir; kullanılan dolgu maddesinin türüne göre etki süresi değişir. Özellikle hiyalüronik asit bazlı dolgular, vücut tarafından zamanla metabolize edilir ve bu nedenle etkisi 6 ila 18 ay arasında sürer. Kişinin metabolizması hızlı ise dolgunun etkisi daha kısa sürede azalabilir; metabolizması daha yavaş olan kişilerde ise bu süre daha uzun olabilir. Kalıcı dolgu maddeleri vardır ancak estetik uygulamalarda yan etki ve uzun vadeli riskler nedeniyle çok daha az tercih edilir.
Kalıcı olmayan dolguların avantajı, zamanla kaybolmaları ve gerektiğinde yeniden planlanabilmeleridir. Bu sayede beklentiye göre revizyonlar, rötuşlar ve farklı bölgelerde yeni uygulamalar yapılabilir. Dolayısıyla dolgu uygulaması “tek seferlik ve ömür boyu kalıcı” bir işlem değildir; estetik hedeflerin korunması için periyodik olarak tekrar seanslar planlanır.
Dolgu Eritme Nedir? Ne Zaman Gerekir?
Dolgu eritme, özellikle hiyalüronik asit dolgularında kullanılan bir işlemdir. Bu yöntemde cilde enjekte edilen dolgu maddesine karşı hyaluronidaz adlı enzim uygulanır. Hyaluronidaz, hiyalüronik asidi çözerek dolgunun daha hızlı parçalanmasını sağlar.
Dolgu eritme genellikle şu durumlarda gerekebilir:
- Dolgu sonrası asimetrik görünüm oluşması
- Beklenenden fazla dolgu uygulanması
- Hedeflenen estetik sonucun elde edilmemesi
- Dolgunun yanlış ya da istenmeyen bölgeye yerleşmesi
- Kompresyon veya dolaşım bozukluğu gibi nadir de olsa oluşabilen komplikasyonlar
Dolgu eritme işlemi hızlı sonuç verir; etkiler genellikle birkaç gün içinde kaybolur. Ancak bu işlem yalnızca hiyalüronik asit dolgu için geçerlidir, diğer kalıcı veya yarı kalıcı maddelerde uygulanmaz.
Dolguda Riskler ve Komplikasyonlar
Dolgu uygulamaları genel olarak güvenli kabul edilse de, her tıbbi ve estetik işlem gibi bazı riskler taşır. Bu riskler çoğu zaman geçicidir ve uygun bakım ile minimuma indirilebilir. Aşağıdaki maddelerde dolgu ile ilişkili olabilecek olası risk ve komplikasyonlar özetlenmiştir:
- Enjeksiyon bölgelerinde geçici kızarıklık, şişlik veya morluk
- Hassasiyet veya ağrı hissi
- Aşırı dolguya bağlı asimetrik görünüm
- Geçici doku sertliği veya topaklanma
- Enfeksiyon riski (steril olmayan uygulamalarda daha yüksek)
- Alerjik reaksiyon (özellikle dolgu içeriklerine duyarlılık varsa)
- Nadiren dolaşım problemleri, uygulama bölgesinde kan akımının etkilenmesi
- Çok nadiren cilt altı damarlarının tıkanması gibi ciddi komplikasyonlar
- Kalıcı dolgu maddelerinde uzun vadeli granülom veya nodül oluşumu
Bu tür riskler, uzman dermatolog veya estetik cerrah tarafından uygun teknik, doğru ürün seçimi ve hijyenik koşullarda uygulandığında büyük ölçüde azalır.
Dolgu Uygulaması Fiyatları 2026
2026 yılında dolgu uygulaması fiyatları; dolgu maddesinin türü, uygulama yapılacak bölge, seans sayısı ve kliniğin bulunduğu lokasyon gibi faktörlere bağlı olarak değişiklik gösterir. Hiyalüronik asit dolgular, çene hattı, dudak dolgunlaştırma veya yanak gibi farklı bölgelerde kullanılabilir ve her alan için fiyatlandırma farklı olabilir. Uzman hekim deneyimi ve kullanılan dolgu marka/modeli de maliyeti etkileyen önemli unsurlardır.
Dolgu uygulamaları bazen tek seansla sınırlı olurken, bazı estetik hedefler için birden fazla seans planlanabilir. Ayrıca dolgunun etkinliğini artırmak için diğer estetik işlemlerle kombinasyonlar yapılabilir; bu da toplam fiyatı etkiler. Net ücretlendirme, kişisel muayene ve ihtiyaç analizi sonrasında belirlenir. Dolgu uygulaması fiyatları hakkında detaylı bilgi almak için hemen bize ulaşın.
Sık Sorulan Sorular
Dolgu uygulaması acıtır mı? Uyuşturma yapılır mı?
Dolgu uygulaması genellikle tolere edilebilir düzeyde hafif bir rahatsızlık hissi yaratır. Ancak çoğu klinikte işlem öncesi bölgeye lokal anestezik krem sürülerek uyuşturma sağlanır. Ayrıca bazı dolgu ürünlerinin içinde de lidokain bulunur, bu da enjeksiyon sırasında oluşabilecek ağrıyı azaltır. Böylece işlem hastalar için oldukça konforlu hale gelir.
Dolgu ne zaman oturur, sonuç ne zaman doğal görünür?
Dolgu sonrası ilk sonuçlar hemen görülse de, gerçek ve oturmuş görünüm genellikle birkaç gün sonra ortaya çıkar. İlk günlerde hafif ödem veya morluk olabilir, bu da dolgunun doğal formunu tam olarak yansıtmaz. Çoğu zaman dolgu 5–10 gün içinde oturur ve en iyi sonuçlar 2. haftadan itibaren gözlemlenir.
İlk kez dolgu yaptırırken kaç ml yapılmalı?
İlk kez dolgu yaptıracak kişilerde genellikle küçük dozlarla başlamak tercih edilir. Uygulama bölgesine göre bu miktar değişebilir; örneğin dudak dolgusu için genellikle 0.5–1 ml arası yeterli olurken, yanak ya da çene hattı gibi daha geniş alanlarda 1–2 ml gerekebilir. Doğal bir görünüm hedeflendiği için “az ama etkili” yaklaşımı daha güvenli ve estetik sonuçlar verir.
Dolgu sonrası spor/sauna/hamam ne zaman?
Dolgu işlemi sonrasında ilk 24–48 saat içinde ağır egzersiz, sauna, hamam gibi aşırı ısıya maruz kalınan ortamlardan uzak durmak gerekir. Bu süreçte dolgunun yerine oturması ve ödemin azalması beklenir. Aşırı sıcak ve terleme, enjeksiyon bölgesinde şişlik ve irritasyon riskini artırabilir.
Dolgu sonrası makyaj ne zaman yapılır?
İşlem yapılan bölgeyi enfeksiyon riskinden korumak için ilk 12–24 saat makyaj yapılmaması önerilir. Bu süreden sonra ciltte belirgin bir hassasiyet yoksa hafif makyaj yapılabilir. Ancak uygulama bölgesine baskı yapmadan, cildi tahriş etmeyecek ürünler tercih edilmelidir.
Dolgu topaklanması normal mi, nasıl geçer?
Dolgu uygulamasından sonra özellikle dudak veya göz altı gibi hassas bölgelerde hafif topaklanmalar oluşabilir. Bu genellikle geçicidir ve ödem azaldıkça kaybolur. Ancak kalıcı topaklanma, uygulama tekniğiyle veya cilt yapısıyla ilgili olabilir. Masaj önerilirse doktorun yönlendirmesiyle dikkatlice yapılabilir. Gerekirse dolgu eritme işlemi ile müdahale edilebilir.
Dudak dolgusu “ördek dudak” yapar mı, nasıl önlenir?
Dudak dolgusunda aşırı miktarda veya yanlış teknikle uygulama yapılırsa yapay, “ördek dudak” görünümü oluşabilir. Bu durumun önüne geçmek için anatomik yapıya uygun dozlarda, katmanlı dolgu tekniği ile işlem yapılması gerekir. Uzman bir hekim tarafından uygulandığında dudak dolgusu doğal, estetik ve dengeli bir görünüm sağlar.
Dolgu hamilelikte/emzirirken yapılır mı?
Dolgu işlemleri genellikle hamilelik ve emzirme döneminde önerilmez. Her ne kadar dolgu maddeleri zararsız kabul edilse de bu özel dönemlerde vücudun hormonal dengesi değiştiği için beklenmeyen reaksiyonlar oluşabilir. Ayrıca etik ve tıbbi açıdan yeterli çalışma bulunmadığı için bu süreçte dolgu yapılmaması en güvenli yaklaşımdır.
Dolgu sonrası alkol ve sigara sonucu etkiler mi?
Dolgu sonrası özellikle ilk 24 saat içinde alkol ve sigara tüketimi önerilmez. Alkol, kan damarlarını genişlettiği için ödem ve morluk riskini artırabilir. Sigara ise dokuların oksijenlenmesini bozarak iyileşmeyi geciktirir. Dolgu maddesinin etkisini ve kalıcılığını olumsuz etkileyebileceği için özellikle ilk günlerde bu alışkanlıklardan uzak durulmalıdır.
Dolgu ile botoks aynı gün yapılır mı?
Evet, dolgu ve botoks işlemleri aynı gün içinde yapılabilir. Hatta birçok estetik planda iki uygulama bir arada kullanılarak daha dengeli bir sonuç elde edilir. Ancak her iki işlem farklı amaçlara hizmet ettiğinden, uygulama sıralaması ve bölgeleri dikkatlice planlanmalıdır. Bu konuda deneyimli bir uzmanın önerisi doğrultusunda hareket etmek en doğrusudur.
Dolgu yaptırdıktan sonra MRI/diş tedavisi sorun olur mu?
Dolgu uygulaması sonrası genellikle MRI çekimi için bir engel oluşturmaz; çünkü kullanılan maddeler manyetik alandan etkilenmez. Ancak bazı kalıcı dolgu türlerinde dikkatli olunması gerekebilir. Diş tedavileri açısından da doğrudan bir sakınca yoktur ancak dolgulu bölgeye yakın işlem yapılacaksa hekiminize bilgi vermeniz önemlidir. Özellikle enjeksiyon bölgesinde yoğun baskı veya travma olmamasına dikkat edilmelidir.
Randevu ve İletişim
Dolgu uygulaması hakkında daha fazla bilgi almak, tedavi seçeneklerini değerlendirmek ve uzman görüşü için iletişim bilgilerimiz üzerinden bize ulaşabilirsiniz. Daha dolgun, genç ve estetik bir cilde sahip olmak için Doç. Dr. Tuğba Falay Gür’ün uzmanlığından faydalanın.
