PRP (Platelet Rich Plasma), yani trombositten zengin plazma, kişinin kendi kanından elde edilen doğal büyüme faktörleriyle cilt, saç ve dokuların onarımını destekleyen, tamamen biyolojik bir yenilenme yöntemidir. Doç. Dr. Tuğba Falay Gür, prp saç tedavisinin nasıl gerçekleştirildiğini, sunduğu faydaları ve tedavi sürecini detaylı bir şekilde anlatarak, hastaların daha sağlıklı ve estetik bir cilt görünümüne kavuşmalarına yardımcı olmaktadır.
PRP Nedir?
PRP, yani “Platelet Rich Plasma” (trombositten zengin plazma), kişinin kendi kanından elde edilen özel plazma sıvısının vücudun ihtiyaç duyulan bölgelerine enjekte edilmesiyle uygulanan doğal ve güvenli bir tedavi yöntemidir. Bu plazma, trombositler bakımından zengin olduğu için doku onarımı, hücre yenilenmesi ve kolajen üretimi gibi süreçleri hızlandırır. Estetik ve medikal alanlarda yaygın olarak kullanılan bu yöntem, hastadan alınan kanın santrifüj adı verilen özel bir işlemle ayrıştırılması sonucu hazırlanır. Elde edilen bu plazma, doğrudan cilt altına ya da saçlı deriye enjekte edilerek hücrelerin yeniden yapılanmasını destekler.
Bu uygulama, tamamen kişiye özel olup cerrahi işlem içermez ve herhangi bir kimyasal madde barındırmaz. Özellikle cilt gençleştirme, saç dökülmesini azaltma ve iyileşme sürecini hızlandırma gibi birçok alanda tercih edilen PRP tedavisi, cildin sıkılaşmasına yardımcı olurken yara izlerinin görünümünü azaltabilir. Alerji riski neredeyse yoktur çünkü kullanılan içerik, kişinin kendi vücuduna aittir. Bu da PRP’yi hem güvenilir hem de etkili bir çözüm haline getirir.
PRP Hangi Amaçlarla Uygulanır?
PRP tedavisi çok yönlü bir uygulamadır ve hem estetik hem de medikal birçok alanda tercih edilir. En sık kullanıldığı alanlardan biri cilt gençleştirmedir. İnce çizgilerin giderilmesi, cilt elastikiyetinin artırılması, sivilce ve akne izlerinin hafifletilmesi gibi cilt sorunlarında etkili sonuçlar verir. Aynı zamanda pigmentasyon problemlerinde de faydalıdır. Leke tedavilerinde, cildin tonunu eşitleyerek daha aydınlık bir görünüm sağlar. PRP, cilt kalitesini doğal yoldan artırmak isteyenler için ideal bir seçenektir.
Estetik dışında, saç dökülmesi tedavisinde de oldukça yaygın şekilde kullanılır. Saç köklerini besleyerek dökülmeyi azaltır, yeni saç oluşumunu destekler ve saç kalitesini artırır. Ayrıca sporcu yaralanmaları, tendon ve bağ dokusu hasarlarında iyileşme sürecini hızlandırmak için de uygulanır. Eklem ağrıları, özellikle diz ve omuz problemlerinde, destek tedavi olarak tercih edilir. PRP’nin bu kadar geniş kullanım alanına sahip olması, onun doğal, etkili ve güvenli bir tedavi seçeneği olmasından kaynaklanır.
Saç Dökülmesinde PRP Ne İşe Yarar?
PRP tedavisi, saç dökülmesini durdurmada ve saç köklerini yeniden canlandırmada oldukça etkilidir. Kişiden alınan kanın özel cihazlarla ayrıştırılması sonucu elde edilen trombosit yönünden zengin plazma, doğrudan saçlı deriye enjekte edilir. Bu işlem, saç köklerindeki hücreleri uyararak kan dolaşımını artırır ve saç foliküllerinin daha güçlü çalışmasını sağlar. Böylece hem mevcut saçların dökülmesi azalır hem de daha sağlıklı, güçlü ve kalın saç telleri oluşmaya başlar. Kadın ve erkek tipi saç dökülmesinde yaygın olarak uygulanır.
Düzenli yapılan PRP uygulamaları ile saç kalitesi gözle görülür biçimde artar; saçlar daha canlı, parlak ve dolgun hale gelir. İşlemin en büyük avantajlarından biri, kişinin kendi kanı kullanıldığı için alerji veya yabancı madde reaksiyonu riskinin olmamasıdır. PRP, saç ekimi sonrası destek tedavi olarak da tercih edilebilir. Cerrahi müdahale içermemesi ve iyileşme sürecinin hızlı olması, saç tedavilerinde PRP’nin popülaritesini her geçen gün artırmaktadır.
Cilt Yenilemede PRP Nasıl Kullanılır?
PRP uygulaması cilt yenileme amacıyla kullanıldığında, cilt altındaki kolajen üretimini artırarak cildin elastikiyetini, parlaklığını ve gençliğini geri kazandırır. Tedavi süreci, hastadan alınan kanın özel santrifüj cihazında ayrıştırılmasıyla başlar. Trombosit açısından zengin olan plazma, çok ince iğneler yardımıyla cilt altına enjekte edilir. Bu sayede hücre yenilenmesi uyarılır ve cilt kendini doğal yollarla onarmaya başlar. İnce kırışıklıklar, mat cilt görünümü, sivilce izleri ve hafif lekeler bu yöntemle büyük oranda hafifletilebilir.
PRP, özellikle yüz, boyun, dekolte ve el gibi yaşlanma belirtilerinin yoğun görüldüğü bölgelerde kullanılır. Cilde uygulandığında zamanla daha sıkı, nemli ve pürüzsüz bir yapı kazanmasını sağlar. Kimyasal içermemesi, tamamen kişiye özel olması ve iyileşme sürecinin kısa olması PRP’yi cilt yenileme tedavileri arasında öne çıkarır. İlk seanslardan itibaren ciltteki canlılık artar, düzenli uygulamalarda ise daha uzun süreli gençlik etkisi sağlanabilir.
PRP Nasıl Uygulanır?
PRP tedavisi, kişinin kendi kanının alınarak özel bir işlemden geçirilip ihtiyaç duyulan bölgeye enjeksiyon yoluyla geri verilmesi esasına dayanır. İlk aşamada hastadan steril bir şekilde yaklaşık 10-20 ml kadar kan alınır. Bu kan, santrifüj cihazında döndürülerek bileşenlerine ayrıştırılır ve trombosit açısından zengin plazma elde edilir. Bu plazma, mikro iğneler yardımıyla doğrudan cilt altına veya saçlı deriye enjekte edilir. Uygulama alanına göre farklı teknikler kullanılabilir; örneğin saçlı deride nokta enjeksiyonları, ciltte ise mezoterapi tarzı yaygın uygulamalar tercih edilebilir.
İşlem süresi genellikle 30 ila 45 dakika arasında değişir. Uygulama sonrası hafif kızarıklık, iğne giriş noktalarında hassasiyet ya da kısa süreli ödem görülebilir; bu durumlar genellikle birkaç saat içinde kaybolur. PRP’nin en büyük avantajı, tamamen doğal ve kişiye özel bir tedavi olmasıdır. Herhangi bir yapay madde ya da ilaç kullanılmadığı için alerji riski yok denecek kadar azdır. Tedavi düzenli aralıklarla tekrarlandığında, ciltte ya da saçlı deride gözle görülür yenilenme sağlanır.
Kimler PRP Yaptırabilir?
PRP, genel sağlık durumu iyi olan ve doğal yöntemlerle cilt veya saç sağlığını iyileştirmek isteyen bireyler için uygundur. Aşağıdaki durumlara sahip kişiler PRP tedavisinden güvenle faydalanabilir:
- Ciltte elastikiyet kaybı, matlık, kırışıklık gibi yaşlanma belirtileri olanlar
- Saç dökülmesi yaşayan erkekler ve kadınlar
- Sivilce izleri veya lekelerle mücadele eden bireyler
- Cildini canlandırmak ve gençleştirmek isteyen herkes
- Estetik amaçlı müdahale istemeyen ama sonuç görmek isteyen kişiler
PRP tedavisi, kişinin kendi kanı kullanıldığı için vücut tarafından kolayca tolere edilir. Bu nedenle bağışıklık sistemi açısından güvenlidir. Hamileler, emziren anneler, aktif enfeksiyonu olanlar ve kan hastalıkları bulunan bireyler için uygun değildir. Bunun dışında, her yaş grubundan yetişkin için uygulanabilen güvenli bir tedavi seçeneğidir.
Kaç Seans Gereklidir?
PRP tedavisinde kalıcı ve gözle görülür sonuçlar için birden fazla seans yapılması gereklidir. Genellikle 3 ila 6 seans önerilir. Bu seanslar kişinin ihtiyacına göre 2 ila 4 hafta aralıklarla planlanır. İlk 3 uygulama, cildin ya da saç köklerinin uyarılması ve tedaviye adapte olması için kritiktir. Sonuçların korunması ve etkilerin uzun süre devam etmesi için yılda 1–2 kez tekrar seansları uygulanabilir.
Seans sayısı, uygulama alanına ve tedavi amacına göre değişiklik gösterir. Örneğin saç dökülmesi yoğun olan bir bireyde seans sayısı artırılabilirken, gençleştirme amaçlı yapılan uygulamalarda 3 seans yeterli olabilir. Düzenli seanslar, PRP’nin kolajen uyarıcı ve yenileyici etkisini pekiştirir. Cilt dokusunun iyileşmesi, saç kalitesinin artması ve lekelerin azalması gibi etkiler bu program dahilinde daha belirgin hale gelir.
PRP Ne Zaman Etki Gösterir?
PRP tedavisinin ilk etkileri genellikle 2 ila 4 hafta içinde görülmeye başlanır. Bu süre zarfında ciltte canlılık, parlaklık ve hafif bir sıkılaşma fark edilir. Saçlı deriye yapılan uygulamalarda ise dökülmede azalma, saç tellerinde kalınlaşma ve daha dolgun bir görünüm gözlemlenir. Ancak bu ilk etkiler tedavinin tamamlayıcı sürecidir ve kalıcı sonuçlar için düzenli uygulama şarttır.
En belirgin etkiler 3. seanstan sonra ortaya çıkar. Ciltteki kırışıklıklar azalır, dokuda gözle görülür bir yenilenme sağlanır. Saç tedavilerinde ise yeni saç oluşumu ve saç yoğunluğunda artış fark edilir. PRP’nin doğal ve biyolojik bir süreç olması nedeniyle etkileri zaman içinde gelişir. Bu da daha kalıcı ve doğal sonuçlar alınmasını sağlar. Sabırlı ve düzenli bir tedavi süreci ile PRP, uzun vadede etkileyici sonuçlar sunar.
Yan Etkileri Var mı?
PRP tedavisi genel olarak oldukça güvenli kabul edilir ve ciddi yan etki riski taşımaz. Çünkü uygulamada kullanılan içerik, kişinin kendi kanından elde edildiği için bağışıklık sistemi tarafından kolayca kabul edilir. En sık görülen yan etkiler şunlardır:
- Uygulama bölgesinde kısa süreli kızarıklık ve şişlik oluşabilir
- Enjeksiyon yapılan alanlarda hafif morarma görülebilir
- Ciltte birkaç saat süren hassasiyet hissi olabilir
- Nadiren geçici kabuklanma ya da pullanma gözlemlenebilir
PRP tedavisinde enfeksiyon riski oldukça düşüktür, ancak hijyenik koşullarda uygulanması şarttır. Her zaman uzman bir sağlık profesyoneli tarafından yapılmalıdır. İşlem sonrası önerilen bakım kurallarına dikkat edilirse, PRP uygulamaları son derece konforlu ve güvenli bir tedavi alternatifi sunar.
PRP Sonrası Nelere Dikkat Edilmeli?
PRP uygulamasının ardından, etkili ve hızlı iyileşme sağlamak için bazı bakım kurallarına dikkat edilmesi gerekir. Uygulama yapılan cilt ya da saçlı deri bölgesi işlemden sonra geçici olarak hassas hale gelebilir. Bu dönemde yapılan yanlışlar, tedavi etkisini azaltabilir veya yan etki riskini artırabilir. İlk 24 saat boyunca cilt temiz tutulmalı, cilde herhangi bir kozmetik ürün – özellikle makyaj – uygulanmamalıdır. Uygulama sonrası bölgede hafif kızarıklık, şişlik veya ödem oluşması normaldir ve genellikle birkaç saat içinde kendiliğinden geçer.
PRP sonrası dikkat edilmesi gerekenler şunlardır:
- İlk gün boyunca cilt yıkanmamalı, duş alınmamalıdır.
- Sauna, buhar banyosu, hamam ve yoğun egzersizden 48 saat uzak durulmalıdır.
- Güneşe direkt maruz kalınmamalı, dışarı çıkarken yüksek korumalı (SPF 50+) güneş kremi sürülmelidir.
- Alkol ve sigara tüketimi iyileşme sürecini olumsuz etkileyebileceği için birkaç gün ara verilmelidir.
- Uygulama bölgesi ovuşturulmamalı, kabuk veya kızarıklıklar koparılmamalıdır.
- Doktor tarafından önerilen nemlendirici ve bakım kremleri düzenli olarak kullanılmalıdır.
Bu önerilere dikkat edilmesi, hem daha hızlı iyileşmeyi sağlar hem de PRP’nin uzun vadeli etkilerinin güçlenmesine yardımcı olur.
PRP Fiyatları 2026
2026 yılı itibariyle PRP fiyatları, uygulama yapılan kliniğin bulunduğu şehir, işlemi gerçekleştiren uzmanın tecrübesi, kullanılan ekipman ve tedavinin uygulama alanına göre değişkenlik göstermektedir. Ayrıca seans sayısı, tedavi protokolünün kapsamı (yüz, saç, el, dekolte vb.) ve PRP’nin başka yöntemlerle (mezoterapi, dermapen, lazer vb.) kombine edilip edilmediği de fiyatları etkileyen faktörler arasındadır.
Bazı merkezler PRP’yi paket halinde, örneğin 3 veya 6 seanslık kürler şeklinde sunmakta ve bu da toplam maliyeti daha uygun hale getirebilmektedir. PRP tedavisinin en doğru fiyatlandırması, kişiye özel ihtiyaç analizi ve dermatolog muayenesi sonrası belirlenir. PRP fiyatları hakkında detaylı bilgi almak ve size özel tedavi planını öğrenmek için hemen bize ulaşın.
Sık Sorulan Sorular
PRP Saç Çıkarır mı?
PRP, saç köklerini uyararak yeni saç oluşumunu teşvik eder ve saç dökülmesini azaltır.Bu yöntem, saçlı deriye enjekte edilen trombositten zengin plazma sayesinde kan dolaşımını artırır ve hücre yenilenmesini hızlandırır. İncelmiş saç telleri kalınlaşır, dökülen bölgelerde saç çıkışı gözlemlenebilir. Özellikle erken evrede başlayan saç dökülmelerinde daha etkili sonuçlar verir. Ancak tamamen körelmiş ve inaktif saç köklerinde sonuç almak zordur. PRP düzenli uygulandığında saçların daha güçlü, parlak ve sağlıklı uzamasını sağlar. Kişiye özel planlanan seanslarla maksimum fayda elde edilir.
PRP İşlemi Acıtır mı?
PRP işlemi genellikle hafif batma hissiyle geçer ve dayanılabilir bir rahatsızlık seviyesindedir.Uygulama öncesi lokal anestezik krem sürülerek işlem sırasında oluşabilecek ağrı minimuma indirilir. Mikro iğneler yardımıyla yapılan enjeksiyonlar, cilt altına kontrollü ve yüzeysel şekilde uygulanır. İşlem süresi kısa olup genellikle 30-45 dakika arasında tamamlanır. Kişinin ağrı eşiğine göre hissettiği rahatsızlık değişebilir. Tedavi sonrası kısa süren kızarıklık ve hassasiyet normaldir. PRP, cerrahi müdahale içermediğinden iyileşme süresi oldukça hızlıdır ve günlük yaşama hemen dönülebilir.
PRP Kalıcı Sonuç Verir mi?
PRP, düzenli uygulandığında uzun süreli ve kalıcıya yakın sonuçlar sağlayabilir.Ancak etkilerin devamlılığı için belirli aralıklarla destek seansları önerilir. Saç dökülmesi tedavisinde, ilk 3 seans sonrası yılda 1-2 kez tekrarlanması etkilerin korunmasını sağlar. Cilt gençleştirme uygulamalarında da benzer şekilde belirli aralıklarla bakım seansları yapılması önerilir. PRP, doğal hücre yenilenmesini tetiklediği için etkisi zamanla artar. Kalıcılığı kişisel faktörlere, yaşam tarzına ve uygulama bölgesine göre değişkenlik gösterir. Disiplinli kullanım ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları, PRP’nin etkilerini uzun vadede sürdürebilir.
Cilde Yapılan PRP Ne İşe Yarar?
Cilde yapılan PRP, kolajen üretimini artırarak cildi yeniler, sıkılaştırır ve daha genç bir görünüm kazandırır.Trombosit yönünden zengin plazma, cilt altına enjekte edilerek hücre yenilenmesini hızlandırır ve dokuların onarılmasını sağlar. Bu işlem, ince kırışıklıkların giderilmesi, cilt tonunun dengelenmesi ve elastikiyetin artırılması gibi birçok fayda sunar. PRP aynı zamanda akne izlerinin hafifletilmesinde ve cilt lekelerinin azaltılmasında etkilidir. Yüz, boyun, dekolte ve el gibi yaşlanma belirtilerinin görüldüğü bölgelerde güvenle uygulanabilir. Düzenli seanslarla cildin parlaklığı ve nem dengesi korunur. Doğal ve vücuda uyumlu bir yöntem olması sayesinde yan etki riski oldukça düşüktür.
Randevu ve İletişim
Lazerle ben alma tedavisi hakkında daha fazla bilgi almak, tedavi seçeneklerini değerlendirmek ve uzman görüşü için iletişim bilgilerimiz üzerinden bize ulaşabilirsiniz. Daha sağlıklı, estetik ve eşit tonlu bir cilde sahip olmak için Doç. Dr. Tuğba Falay Gür’ün uzmanlığından faydalanın.
