Varisler, genellikle bacaklarda görülen, genişlemiş ve buruşmuş damarlar olarak tanımlanır. Doç. Dr. Tuğba Falay Gür, varislerin nedenlerini anlamak, etkili tedavi yöntemleri sunmak ve yaşam kalitesini artırmak konusunda uzmanlaşmıştır.
Varisler Nedir?
Varisler, toplardamarların genişleyerek cilt yüzeyinde belirginleşmesiyle ortaya çıkan damarsal bir sağlık sorunudur. Genellikle bacaklarda görülen bu durum, damar duvarlarının elastikiyetini kaybetmesi ve damar kapakçıklarının yetersiz çalışması sonucunda oluşur. Kanın kalbe doğru sağlıklı şekilde taşınmasını engelleyen bu bozukluk, damar içinde biriken kanın damarı genişletmesiyle varis oluşumuna yol açar. Varisler sadece estetik bir problem değil, aynı zamanda dolaşım sistemiyle ilgili önemli bir rahatsızlıktır.
Kadınlarda erkeklere oranla daha sık görülen varisler, uzun süre ayakta kalmak, hareketsizlik, genetik yatkınlık gibi faktörlere bağlı olarak gelişebilir. Hamilelik, fazla kilo, hormonal değişiklikler de riski artıran etkenler arasında yer alır. Başlangıçta sadece kozmetik bir sorun gibi görünse de, tedavi edilmediğinde ağrı, şişlik, kramp ve ciltte renk değişikliği gibi ciddi şikâyetlere neden olabilir.
Varis Neden Olur?
Varislerin en temel nedeni, toplardamarlardaki kapakçıkların işlevini yitirmesiyle ortaya çıkan damar kapakçığı yetmezliğidir. Toplardamarlar, kanı yerçekimine karşı kalbe doğru taşımakla görevlidir ve bu süreçte damar içindeki kapakçıklar tek yönlü çalışarak kanın geriye kaçmasını engeller. Ancak bu kapakçıklar zamanla zayıflar veya hasar görürse, kan geriye doğru sızar ve damarda birikir. Bu birikim, damar duvarlarında baskı oluşturarak genişlemeye ve varis oluşumuna neden olur.
Bu duruma yol açan birçok risk faktörü vardır. Uzun süre ayakta çalışmak, genetik yatkınlık, fazla kilo, hareketsizlik, yaşlanma ve hormonal değişiklikler kapakçık yetmezliğini tetikleyen başlıca nedenlerdir. Ayrıca hamilelikte artan karın içi basınç ve hormon düzeyleri de damar duvarlarını gevşeterek varis oluşumunu kolaylaştırır. Varislerin oluşumu çoğunlukla yavaş ve ilerleyici bir süreçtir, bu nedenle erken teşhis ve uygun tedavi büyük önem taşır.
Varis Türleri Nelerdir?
Varisler, büyüklüklerine ve cilt yüzeyine yakınlıklarına göre üç ana grupta değerlendirilir.
Kılcal varisler (telenjiektazi): En yüzeysel varis türüdür ve genellikle mor veya kırmızı renkli ince damarlar şeklinde kendini gösterir. Kozmetik sorun yaratmakla birlikte genellikle ciddi sağlık riski taşımaz.
Orta boy varisler (retiküler varis): Kılcal varislerden daha kalın olan bu damarlar cilt altında belirginleşebilir. Gözle görülür olmasına rağmen büyük varisler kadar şikâyete yol açmayabilir.
Büyük varisler: Cilt yüzeyine yakın, genişlemiş ve kıvrımlı damarlar şeklinde görülür. Genellikle ağrı, şişlik, huzursuz bacak hissi gibi semptomlarla birlikte seyreder. Tedavi edilmediğinde ciltte renk değişikliği, yara veya damar iltihabı gibi komplikasyonlara neden olabilir.
Varis Belirtileri Nelerdir?
- Bacaklarda uzun süre ayakta kalınca artan ağrı hissi olur.
- Gün sonunda ayak bileklerinde ve bacaklarda şişlik gelişebilir.
- Gece krampları ve huzursuz bacak hissi sık yaşanır.
- Cilt yüzeyinde mor veya yeşil renkte kıvrımlı damarlar belirginleşir.
- Ciltte kaşıntı, kuruluk ve renk değişikliği meydana gelir.
- Otururken veya uzun süre ayakta kalınca damarlarda dolgunluk ve baskı hissedilir.
- İleri evrelerde bacaklarda yara ve açık ülserler oluşabilir.
Varis Kimlerde Daha Sık Görülür?
Varis oluşumu herkeste görülebilir, ancak bazı gruplarda bu risk belirgin şekilde artar. Genetik yatkınlık, varis gelişiminde en önemli faktörlerden biridir; ailesinde varis öyküsü olan kişilerde bu rahatsızlık daha erken yaşta ve daha yaygın şekilde ortaya çıkabilir. Kadınlarda, özellikle hormonal değişimlerin yoğun olduğu dönemlerde – adet döngüsü, gebelik ve menopoz – damar duvarlarında gevşeme daha sık görüldüğü için varis riski daha yüksektir. Hamilelik, hem hormonel etkiler hem de artan karın içi basınç nedeniyle varislerin oluşumunu kolaylaştırır.
Uzun süre ayakta kalan veya oturarak çalışan bireylerde de varis riski fazladır. Öğretmenler, hemşireler, kuaförler ve ofis çalışanları bu gruba dahildir. Obezite, damarlar üzerindeki baskıyı artırarak hem varis oluşumunu kolaylaştırır hem de ilerlemesini hızlandırır. Ayrıca yaş ilerledikçe damarların elastikiyeti azalır ve varis görülme sıklığı artar. Hareketsiz yaşam tarzı, dolaşım sistemini olumsuz etkileyerek varis oluşumuna zemin hazırlar.
Varis Ne Zaman Tehlikelidir?
Varisler genellikle kozmetik bir sorun olarak başlasa da, bazı durumlarda ciddi sağlık problemlerinin habercisi olabilir. Şiddetli ağrı, belirgin ödem, gece krampları, ciltte renk değişikliği ve kaşıntı gibi semptomlar varislerin ilerlediğini gösterir. En tehlikeli durum ise derin ven trombozu (DVT) riskinin artmasıdır. Özellikle büyük varislerde, toplardamarda pıhtı oluşma riski yüksektir ve bu durum hayatı tehdit edebilir.
Ciltte yara açılması, varis ülseri, damar çevresinde sertleşme ya da cilt altında iltihaplanma gibi bulgular da tehlikeli varis belirtilerindendir. Bu tür şikâyetler ihmal edildiğinde enfeksiyon riski artar, hastanın yaşam kalitesi ciddi oranda düşer. Varislerin tehlikeli hale gelmesini önlemek için erken teşhis ve uygun tedavi büyük önem taşır.
Varis İlerler mi? İlerlemesini Hızlandıran Faktörler
Evet, varisler tedavi edilmediğinde zamanla ilerleyen bir rahatsızlıktır. Başlangıçta sadece kılcal damarlar görünürken, ilerleyen süreçte daha geniş ve kıvrımlı varisler ortaya çıkabilir. Damar kapakçıklarının işlevini kaybetmesiyle birlikte kan birikimi artar ve bu da damarın daha da genişlemesine neden olur. Zamanla ağrı, şişlik, ciltte renk değişikliği ve açık yaralara kadar varan belirtiler ortaya çıkabilir.
İlerlemesini hızlandıran faktörler arasında uzun süre ayakta kalmak, hareketsiz yaşam tarzı, fazla kilo, gebelik, hormon tedavileri, sıkı kıyafetler ve yüksek topuklu ayakkabılar yer alır. Ayrıca sigara kullanımı da damar sağlığını olumsuz etkileyerek varislerin ilerlemesini tetikleyebilir. Varisin ilerlemesini durdurmak ya da yavaşlatmak için bu risk faktörlerinden uzak durmak ve yaşam tarzını düzenlemek önemlidir.
Varis Tanısı Nasıl Konur?
Varis tanısı çoğunlukla klinik muayene ile başlar. Uzman doktor, hastanın şikâyetlerini dinledikten sonra bacakları inceleyerek gözle görülür damarları değerlendirir. Fizik muayenede damarların dolgunluğu, renk değişiklikleri, şişlik ve ağrı olup olmadığı kontrol edilir. Daha net bir değerlendirme için en sık kullanılan yöntem Doppler ultrasonografidir.
Doppler ultrason, bacaklardaki toplardamarların iç yapısını görüntülemeye ve kan akımını değerlendirmeye yarar. Bu yöntemle damar kapakçıklarında kaçak olup olmadığı, pıhtı oluşumu veya tıkanıklık gibi durumlar tespit edilebilir. Tanı koyulduktan sonra varisin türüne ve şiddetine göre uygun tedavi planı oluşturulur. Erken teşhis, hem komplikasyonları önlemede hem de tedavi başarısında kritik rol oynar.
Varis İçin Hangi Doktora Gidilir?
Varis şikâyetleri olan bir kişi öncelikle kalp ve damar cerrahisi uzmanına başvurmalıdır. Bu branş, toplardamar hastalıkları, kapakçık yetmezlikleri ve dolaşım bozukluklarıyla ilgilenir. İlk muayenede fiziksel değerlendirme ve doppler ultrason gibi görüntüleme yöntemleriyle tanı netleştirilir.
Bazı durumlarda, varisin altında yatan hormonal ya da metabolik nedenler için endokrinoloji veya iç hastalıkları uzmanına da yönlendirme yapılabilir. Estetik kaygılarla yapılan girişimler için ise dermatoloji uzmanlarının iş birliği gerekebilir. Ancak tedavi ve cerrahi girişimlerde ilk adres her zaman kalp damar cerrahisi olmalıdır.
Varis Tedavi Yöntemleri Nelerdir?
Varis tedavisi, hastalığın şiddetine, damar yapısına ve kişinin genel sağlık durumuna göre farklı yöntemlerle planlanır. Basit ila orta düzey varislerde yaşam tarzı değişiklikleri, varis çorabı kullanımı, bacak elevasyonu ve düzenli egzersiz gibi konservatif yaklaşımlar başlangıç tedavisi olabilir. Bu yaklaşımlar kan akışını destekler ve şikâyetlerin azalmasına yardımcı olur; ancak genişlemiş, belirgin varislerin tamamen ortadan kalkmasını sağlamaz. Daha ileri vakalarda, modern girişimsel yöntemler tercih edilir.
Günümüzde varis tedavisinde yaygın kullanılan yöntemler arasında kılcal ve orta boy varisler için skleroterapi (ilaçlı damar içi tedavisi), endovenöz lazer ablasyonu (EVLA), radyo frekans ablasyonu (RFA), köpük skleroterapi ve yerleşik büyük varisler için mikrocerrahi ile çıkarma gibi teknikler bulunur. Endovenöz yöntemler damar içinde ısı enerjisi ile kapakçık yetmezliği olan damarın kapatılmasını sağlar; bu sayede kan akımı yön değiştirir ve şikâyetler azalır. Skleroterapi ise varisli damara özel bir çözelti enjekte edilerek o damarın kapanmasını sağlar. Hangi yöntemin seçileceği, varisin tipi ve yaygınlığına göre damar cerrahı ya da kalp damar cerrahisi uzmanı tarafından belirlenir.
Varis Tedavisi Sonrası Tekrarlar mı?
Varis tedavisinden sonra yeniden varis oluşma riski vardır, çünkü damar kapakçık yetmezliği bir kez başladıktan sonra tamamen ortadan kalkmayabilir ve yeni damarlar zamanla tekrar genişleyebilir. Uygulanan tedavi mevcut varisleri ortadan kaldırsa da, dolaşım sistemindeki yatkınlık nedeniyle yeni şişmiş damarlar gelişebilir. Bu nedenle tedavi sonrası takip ve koruyucu önlemler büyük önem taşır. Varis çoraplarının düzenli kullanımı, kilo kontrolü, uzun süre ayakta durmama, bacak kaslarını aktif tutan yürüyüş gibi alışkanlıklar, tekrar etme riskini azaltır.
Bazı kişilerde tedavi edilen bölgede nüks (tekrar varis) görülürken, bazı kişilerde tamamen yeni bölgelerde varis gelişebilir. Bu, tedavinin başarısızlığı değil, genetik ve çevresel risk faktörlerinin sürmesidir. Tekrar eden şikâyetler görüldüğünde ikinci bir değerlendirme yapılabilir; gerekirse yeni tedavi yöntemleri planlanabilir. Düzenli kontrollere devam etmek, ilerlemeyi izlemek ve yaşam tarzı önerilerine uymak, tekrarları en aza indirmede etkilidir.
Varis Tedavisi Fiyatları 2026
2026 yılı itibariyle varis tedavisi fiyatları, uygulanan yönteme, işlem yapılacak damarların sayısına ve yaygınlığına, tedavinin gerçekleştirildiği merkezin donanımına ve hekimin uzmanlık düzeyine göre değişkenlik göstermektedir. Örneğin sadece kılcal varisler için yapılan skleroterapi ile genişlemiş büyük varisler için endovenöz lazer veya radyo frekans tedavisi maliyet açısından aynı değildir. Ayrıca bazı durumlarda tedavi planına ultrason Doppler incelemesi, ilaçlar, takip programları ve ek bandaj/varis çorabı gibi destekler de dahil edilebilir.
Fiyatlandırma ayrıca şehir, sağlık kurumu türü (özel klinik, devlet hastanesi, üniversite hastanesi) ve seans sayısına göre de farklılaşır. Birden fazla seans gerektiren vakalarda toplam maliyet artabilir. Varis tedavisi için net ve kişiye özel bir ücretlendirme, muayene sonrası yapılacak değerlendirme ile en doğru şekilde belirlenir. Varisler tedavi fiyatları hakkında detaylı bilgi almak ve ihtiyaçlarınıza uygun planı öğrenmek için hemen bize ulaşın.
Sık Sorulan Sorular
Varis tamamen geçer mi?
Varisler doğru tedavi yöntemleriyle büyük oranda ortadan kaldırılabilir. Özellikle skleroterapi, lazer ablasyon gibi modern tedavilerle varisli damarlar kalıcı olarak kapatılabilir. Ancak yeni varislerin oluşma ihtimali tamamen ortadan kalkmaz. Bu nedenle, varis oluşumuna neden olan risk faktörlerinin kontrol altında tutulması, tedavi sonrasında da oldukça önemlidir.
Varis çorabı gerçekten işe yarar mı?
Evet, varis çorapları özellikle hafif ve orta düzey varislerde oldukça etkilidir. Basınçlı yapısıyla damar içindeki kanın yukarı yönlü akışını destekler, şişlik ve ağrı gibi semptomları azaltır. Tedavi edici olmasa da, mevcut varislerin ilerlemesini önler ve günlük yaşam konforunu artırır. Özellikle uzun süre ayakta kalınan günlerde varis çorabı kullanımı önerilir.
Varisler spor yapmaya engel mi?
Varisler, genellikle spor yapmaya engel değildir; hatta düzenli egzersiz, kan dolaşımını artırarak varislerin ilerlemesini yavaşlatabilir. Özellikle yürüyüş, yüzme, pilates gibi bacak kaslarını çalıştıran egzersizler önerilir. Ancak yüksek basınç oluşturan ağırlık kaldırma gibi egzersizler konusunda dikkatli olunmalı, hekime danışılarak uygun spor programı belirlenmelidir.
Randevu ve İletişim
Varisler hakkında daha fazla bilgi almak ve uzman görüşü için iletişim bilgilerimiz üzerinden bize ulaşabilirsiniz. Sağlıklı ve estetik bacaklar için Doç. Dr. Tuğba Falay Gür’ün uzmanlığından faydalanın.
